Kıssadan Hisse
- Anladım
Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik…
- Sabri'ye İthafen
Duydum ki, kaleciye pas vermeye azmediyorsun. . Etme. . . Ey top tekniği var ile yok arasında…
- Ölünce Sevemezsem Seni...
Hiç slow müzik dinlemiyorum bu aralar. Fakat bu şarkı da dinlenmez mi ya? :)Ayna - Ölünce…
- Hoşgeldin Kadınım
İlk gün göz göze geldiğimiz elbiseni çıkar sandıktan sevgilim,Giyin kuşan benze bahar…
- İşsiz Adam
Başta alay ediyordum İşsiz Adam diyerek, Çağan Irmak'ın yazıp yönettiği Issız Adam…
- Gönülçelen Sohbet Odasından Enstantaneler
Gönülçelen Ailesi MSN'de, sloganıyla bir MSN grubu kurmuştum. Çok kısa sürede (15 günkadar)…
İşsiz Adam
0
Tue 25, November 2008 Kategori Sevgili Günlük
Ekleyen Nurullah Okatan Ama filme gitmeyi de istiyordum. En azından önceki gün gittiğimiz ve filme benzetemediğim "Osmanlı Cumhuriyeti" ile dün gittiğimiz Destere'nin ardından "artık saçma sapan, uyduruktan senaryoların olmadığı bir film istiyorum" düşüncesiyle kendimizi Issız Adam'da bulduk.
Çağan Irmak benim hayatta takip ettiğim ve hayranlıkla izlediğim tek dizi olan Çemberimde Gül Oya'nın yapımcısı, ayrıca unutmamalıyım ki eşsiz bir film olan herkesi ağlatan "Babam ve Oğlum" filminde de yine Irmak'ın imzasını görüyoruz. O yüzden bu kezde filmin güzelliğinden emindim. Gani Müjde gibi Kahpe Bizans'la bir dönem parlayıp, ardından bu Osmanlı Cumhuriyeti vari dram mı komedi mi, ne üdüğü belirsiz filmlerle hemen sönmeyeceğine emindim.
Film gerçektende film gibi filmdi. Sonlarında Alyazmalım filmi gözlerimin önüne geldi. Gerçekten çok güzel yansımalar vardı filmde. Sado mazo ilişkilerin her ne kadarda abartıya kaçtığı bir film olarak kalsada izlenimlerimde (hiç unutulmaması ve her yaşa hitap etmesi için keşke olmasaydı cinsellik unsurları) sonuyla beraber duygusal anların başladığını, kulağınızı o tıklım tıklım dolu sinemada hafif arkalara yada önlere doğru yönelterek anlayabiliyordunuz. Daha önce mutlu bir beraberliğin sonunda terkedilmiş bayanların içten ağlama seslerini duymamak, hissetmemek olur mu hiç?
Aslında film eleştiriye açık bir filmdi. Abartılar, eksiklikler vardı, gözden kaçan mantık hataları vardı. Fakat onlardan hiç bahsetmek istemiyorum, sadece methimi kaleme alıyorum bu kez. Çünkü haticeden önce neticenin önemli olduğunu biliyorum.
Müzik ve seslerin kalitesi, seçilen müziklerin filmi tamamlaması, ses efektleri, mekân seçimleri, kamera ve perspektif oyunları, başarılı yönetimiyle hafızamda lezzetli doyumlar yaşatan filme gitmediyseniz izlemenizi tavsiye ediyorum. Sadece tek bir noksanlığa değineceğim o da beş yıllık ayrılıktan sonra iki sevgilinin tesadüfen karşılaşma sahnesi... Olsun o bölüm de renk kattı diyerek sonlandırıyorum yazımı. Tabii genç kızımız Ada'nın repliğini de boş geçmiyorum.
"Sen dizime yattın, ben bir hikaye anlattım ve sen büyüdün..."
Son Guncelleme: -/-



